Sevgi Gözle mi, Gönülle mi Görülür?

İnsan sevdiğini yanında arar. Onun varlığıyla huzur bulur, sesiyle rahatlar, dokunuşuyla güven hisseder. Ama göz görmedikten sonra gönül ister mi ki? İşte bu soru, sevginin özünü sorgulamamıza neden oluyor.

Sevgi yalnızca gözle görülen bir şey midir? Yoksa gönül gözüyle hissedilen, varlığıyla kalbimizi dolduran bir duygu mudur? Çoğu zaman insanlar sevgiyi fiziksel yakınlıkla ölçer. Yanımızda olanı daha çok severiz, göremediğimizi ise zamanla unuturuz. Oysa gerçek sevgi, mesafelerle sınanmaz. Göz görmese bile gönül bilir, hatırlar, özler.

Sevdiğini yanında aramak insani bir ihtiyaçtır. Çünkü sevgi, paylaşım ister. Birlikte yaşanan anılar, sohbetler, gülüşler sevgiyi besler. Ama göz görmediğinde gönül hâlâ ister mi? Evet, ister. Çünkü gönül, sevginin en derin kaynağıdır. Göz görmese bile kalp hatırlamaya devam eder. Sevgi, gözün değil, gönlün işidir.

Sonuçta sevgi, hem gözle hem gönülle yaşanır. Yanında olunca daha güçlü hissedilir, ama uzak olsa da gönülde taşınır. Asıl mesele, sevgiyi sadece gözle değil, gönülle de görmeyi öğrenmektir.

Yorumlar

Yorum bırakın